Korona Virüsü Yeni Ekonomik Düzenin Habercisi Mi
Korona Virüsü Yeni Ekonomik Düzenin Habercisi Mi

S&P, salgının yayılması halinde Çin’in tahmin edilenden %1,2 daha düşük büyüyebileceğini tahmin ediyor. Çin’deki düşüş tüm dünya için büyük bir risk! Bu, sıradan bir “tehlikeli salgın” olmanın ötesinde, dünyayı yakıp yıkacak küresel bir iflasın öncüsü olabilir mi?

2000-2013 döneminde küresel borcun küresel GSMH’ye oranı %163’ten %2012’e yükseldi. FED’i 2008-2015 döneminde 3,3 trilyon dolardan fazla para bastı. Bu süreçte piyasalar 60 trilyonluk yeni borç yaratıldı.

ABD, küresel ticaret ve bankacılığı finanse edebilmek için sürekli dış ticaret açığı veriyor. Ancak ABD’nin bu ticaret açığıyla yaşayabilmesi mümkün görünmüyor. Buna triffin paradoksu deniyor. ABD’nin dünyaya dolar sağlama kapasitesi azaldıkça, piyasalar istikrarsızlaşıyor.

Bu ikilemi çözmek için uluslararası alanda doların yerini alacak yeni bir paraya ihtiyaç bulunuyor! Yeni bir para için önce hızlandırılmış bir krize ihtiyaç var. Unutmamak lazım: Doğal afetler ve salgınlar da doğal bir kriz katalizörüdür.

2011’de yaşanan Fukuşima Felaketi buna iyi bir örnektir. Önce bir deprem oldu. Deprem, okyanusta dalgaları tetikledi. Dalgalar, Fukuşima nükleer santralini dövdü ve radyoaktif sızıntıya neden oldu. Sızıntı Tokyo borsasında %8,25’lik düşüşü tetikledi.

Japon sigorta şirketleri tazminatı karşılamak için dolar satmaya başladı ve bu durum döviz piyasasını etkiledi. Fransız maliyesi G7 müdahalesini hayata geçirmek zorunda kalmıştır.

Corona virüs salgını benzer şekilde Çin ekonomisini hırpalayabilir ve bu durum halihazırda devasa borçlanmalar nedeniyle sallantıda bulunan küresel düzeni zora sokabilir. Böylece, doların tacını elinden alacak olan “yeni para”nın gelişi için muazzam bir kriz doğabilir.

İflas eden bankalar, dondurulan hesaplar, 10 bin doları bulan altının ons fiyatı, çöken vergi sistemleri, paraları buhar olan vatandaşlar ve fişi çekilen atm’ler… Küresel ekonomiyi canlandırmak için büyük güçler tarafından dolar yerine sahneye çıkarılan yeni bir para…

IMF eski başkanı Lagarde’ın 2015 dediği gibi “Krize şükürler olsun ki son beş yılda büyük bir gelişim gerçekleşti” Veya ABD’li senatör Rahm Emanuel’in 2008’de dediği gibi “Ciddi bir krizin boşa gitmesini kimse istemez”. Bir kriz… Yeni para… Yeni vergi sistemi…

Corona virüsünün tetiklediği önce Çin’i, sonra dünyanın geri kalanını saran bir kriz… Doların düşüşü… Krizin boşa gitmemesi için ortaya atılan ve büyük güçlerin kontrolünde basılıp dünyaya dağıtılan yeni bir para… Peki nerede harcanacak?

2008 yılından bu yana her G20 toplantısının sonunca bir bildirgeye vurgu yapılı: İklim değişikliği! BM, Ekim 2015’te “İhtiyacımız olan finansal sistem” başlıklı ve 112 sayfalık bir rapor hazırladı. Bu, ekonomik sistem ve iklim değişikliği arasında kurulmuş eşsiz bir bağdı.

2016’daysa Küresel Reflasyonu Finanse Etmek başlıklı bir BM projesi yayınlandı. Şu cümlelere dikkat: Küresel ısınma problemi için önümüzdeki 15 yılda 6 trilyon dolarlık alt yapı yatırımı gerekmektedir. ABD bu parayı sağlayamayacağına göre yeni para birimi devreye girmelidir.

Rapor şöyle devam ediyor: Bu durum geriye alternatif bırakmaktadır ve bu alternatif IMF’nin bastığı SDR’lerdir. Yeni para için düşünülen şey IMF (büyük güçler) kontrolünde basılabilecek SDR’ler olmasın?

Corona salgını, tetikleyeceği ekonomik ve küresel sorunlar sayesinde dev bir krize dönüşürse, artık yeterliliğini kaybeden doların yerini küresel bir para olarak IMF kontrolünde basılacak SDR’ler alabilir mi?

Basılacak bu SDR’ler, iklim değişikliğine bağlı alt yapı harcamaları için ülkelere verilecek, yapılan yatırımlar küresel ekonomik canlanmayı tetikleyecek ve böylece “kriz” boşa gitmemiş olacak.

Küresel karteller, salgının tetikleyeceği bir kriz sayesinde IMF ve SDR’ye bağlanan yeni bir ekonomik düzen kurmayı ve bu düzeni iklim değişikliği üzerinden yerleştirmeyi düşünüyor olabilir mi? Greta Thunberg’in öfkeyle haykırdığı iklim değişikliği sanılandan daha önemli.

Bu bağlamda, dijital para akımı, SDR’ye bağlı yeni düzen planına karşı geliştirilmiş rakip bir proje olarak düşünülebilir mi? Trump’ın iklim değişikliği politikalarına olan karşıtlığı ve Facebook’un üzerinde ısrarla durduğu dijital para Libra konuyu daha da anlamlandırıyor.

Üstelik Çin’in dijital para üzerinde gösterdiği hassasiyet ayrıca değerlendirilmeli. Yani, mevcut düzen artık yetmiyor. Yeni bir düzen gerekiyor. Bu düzen için farklı alternatifler var ve taraflar kendi düzenini dayatmak istiyor. Savaşa gerçekten hazır mıyız?

2020’ye salgın ve doğal afetlerle girdik. Bu doğal olayların bir tür ekonomik krizi tetiklemesi halinde bu gelişmelerin yeni düzen için verilecek mücadelenin hazırlık aşaması olduğundan söz etmek hiç uçuk bir teori olmayacaktır.

Son söz: Bu yaşadıklarımız, virüslerin yayılması ve tektonik hareketlerden fazlasına işaret ediyor olabilir mi? Bekleyip göreceğiz!

Kaynak: CON SINOV – Twitter (@lordsinov).

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here